Skip to content

Ses Dalgasi | Gündem ve Bilgi

Ses Dalgasi: günlük yaşam, bilgi ve güncel gelişmeler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Eğitim
  • Srebrenitsa’dan sağ kurtuldu: ‘Bosna Kasabı öldü ama ruhu Sırbistan’da yaşıyor’

Srebrenitsa’dan sağ kurtuldu: ‘Bosna Kasabı öldü ama ruhu Sırbistan’da yaşıyor’

Aylin Kalkan 7 Eylül 2026

Bosnalı Müslümanların katledildiği Srebrenitsa Soykırımı’nın baş sorumlularından Sırp komutan Ratko Mladiç, Hollanda’nın Lahey kentindeki cezaevinde hayatını kaybetti. “Bosna Kasabı” olarak anılan Mladiç için Sırbistan’ın 7 Eylül’de devlet töreni hazırlığı yapması tepki çekerken, soykırımdan sağ kurtulan Selma Jahic, yaşadıklarını ve Mladiç’in ölümünün kendisinde uyandırdığı duyguları anlattı.

“ÇOK AMA ÇOK MUTLU OLDUM”

Srebrenitsa Soykırımı’ndan sağ kurtulan Selma Jahic, CNN Türk’te Serdar Korucu’nun sorularını yanıtladı. Mladiç’in ölüm haberini aldığında yaşadığı duyguları anlatan Jahic, komutanın cezaevinde hastalıkla mücadele ederek hayatını kaybetmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.

Jahic, “Bu canavarın öldüğünü ve hapiste hastalıkla boğuştuğunu, ölürken acı çektiğini duyduğumda çok ama çok mutlu oldum. Ama sonrasında duygularım birbirine karıştı. Biraz daha uzun yaşamasını, biraz daha uzun süre acı çekmesini istedim. Hayatını kaybeden bütün anneleri düşündüm; çocuklarının kemiklerinden tek bir parça bile bulamadan hayatını kaybeden anneleri… Bizim aile üyelerimiz huzur içinde ölmedi. Onun öyle huzur içinde ölme hakkı yoktu” dedi.

“GERÇEK ANLAMDA ADALET SAĞLANMIŞ DEĞİL”

Jahic, Srebrenitsa’da yaşananların sorumluluğunun yalnızca Mladiç ile sınırlı olmadığını vurguladı. Soykırımın gerçekleştirilmesi için çok geniş bir mekanizmanın kullanıldığını belirten Jahic, tüm faillerin cezalandırılmadığını söyledi.

“İnsanların infaz alanlarına götürülmesini sağlayan devasa bir mekanizma vardı. Toplu mezarları kazan, cesetleri bu mezarlara taşıyan bir mekanizma… Dolayısıyla gerçek anlamda adalet sağlanmış değil. Bazı kişiler hakkında soykırım suçundan mahkûmiyet kararı verildi. Ama soykırım, Bosna-Hersek’in tamamında, Boşnak halkının tümüne karşı işlendi.”

Jahic, Mladiç’in yaptıklarını suç olarak görmediğini de belirterek, “Sırp halkı için iyi bir şey yaptığına inanıyordu” dedi.

SIRBİSTAN’IN MLADİÇ KARARI TEPKİ ÇEKTİ

Sırbistan’ın Mladiç için devlet töreni hazırlığında olmasını da eleştiren Jahic, bu kararın Srebrenitsa’daki sorumluluk açısından önemli bir anlam taşıdığını savundu.

Jahic, “Sırbistan ve Sırp hükümeti bugüne kadar Srebrenitsa soykırımındaki sorumluluklarına dair her türlü anlatıyı reddediyordu. Bugüne kadar ‘Biz hiçbir şey yapmadık. Orada işlenen savaş suçlarıyla bizim hiçbir ilgimiz yoktu’ diyorlardı. Suçları işleyen varsa onların kendi başlarına hareket ettiğini söylüyorlardı. Bir soykırım suçlusunu kahraman gibi onurlandırmalarıysa şu anlamına geliyor: “Biz de bu soykırımın suç ortaklarıydık. Biz de soykırım işledik. Ve evet, biz de failler arasındayız.” ifadelerini kullandı.

7 YAŞINDA SOYKIRIMI YAŞADI

Srebrenitsa doğumlu Jahic, 1992-1995 yılları arasında süren savaş boyunca annesi, küçük erkek kardeşi ve diğer akrabalarıyla birlikte bölgede yaşadıklarını anlattı.

“Şehir 1995’te Sırp militanları tarafından ele geçirildiğinde yedi yaşındaydım. Bazen köylere kaçtık bazen şehre döndük. Sürekli yiyecek ve barınak bulmaya, hayatta kalmaya çalışıyorduk. Çok sayıda akrabam öldürüldü. Kimi bombardımanlarda hayatlarını kaybetti kimi yiyecek bulmaya, çocuklarını kurtarmaya çalışırken öldü. Ve sonunda büyük bölümü, Srebrenitsa’dan sürülerek infaz alanlarına götürüldü ve katledildiler.”

Jahic, annesi ve kardeşiyle birlikte Srebrenitsa’dan çıkarılan ilk gruplardan birinde olduğunu belirterek, o günleri şöyle anlattı:

“Annem, kardeşim ve ben, çok sayıda kadın ve çocukla birlikte Srebrenitsa’dan götürülen ilk gruplardan biriydik. Bize, “Kim gitmek istiyor? Bu bölgeden ayrılabilir. Özgürsünüz” dediler. Onlara inandık. Çünkü savaştan ve açlıktan dolayı tamamen tükenmiştik. Sadece huzur ve sessizlik istiyorduk. Belki savaş bitmiştir diye düşündük. Bu yüzden onlara güvendik. Bizi askeri kamyonlara bindirdiler. Ve erkekleri kadınlardan ayırmaya başladıklarını hatırlıyorum. Biz bunun olacağını bilmiyorduk.”

“SENİ BOSNA İLE SIRBİSTAN’I AYIRAN NEHİRDE BULURUZ”

Jahic, kadın ve erkeklerin ayrılması sırasında yaşadığı bir olayı da anlattı. Önlerinde yaşlı bir çift bulunduğunu belirten Jahic, erkeğin eşinden ayrılmak istemediğini söyledi.

“Önümüzde, büyükannem ve büyükbabam yaşlarında yaşlı bir çift vardı. Adamı kenara çektiler ve “Sen hiçbir yere gitmiyorsun. Burada kalacaksın” dediler. Adam yalvardı çünkü eşi hastaydı. “Lütfen eşimle gitmeme izin verin. Güvenli bölgeye ulaşacak kadar güçlü değil. Oraya varamaz” dedi. Onun yüzüne gülerek, “Merak etme. Seni Bosna ile Sırbistan’ı ayıran nehirde buluruz” dediler.”

Jahic, yaşlı adamın gruptan ayrılmasının ardından büyükbabası için endişelendiğini söyledi.

“Sonra adamı kenara çektiler ve kadın bizimle birlikte devam etti. O an “Aman Allahım, dedeme ne olacak?” diye düşündüm. Çünkü büyükannem bizimle bu kamyonlara binecek kadar güçlü değildi. Bu nedenle onlar bir gün daha kalmıştı.”

Tuzla’ya götürüldükten sonra bir mülteci kampına yerleştirildiklerini belirten Jahic, ertesi gün Srebrenitsa’da yaşanan katliama ilişkin haberlerin gelmeye başladığını söyledi.

“Büyükannem ertesi gün yanımıza geldi ve büyükbabamı da götürdüklerini söyledi. Onu bir daha hiç görmedik. Zihinsel engeli olan bir amcamı da götürdüler ve kendisinden bir daha haber alamadık. Bu şekilde çok sayıda akrabam, kuzenim götürüldü.”

Jahic, Birleşmiş Milletler’in bulunduğu bölgede oldukları için güvende olacaklarına inandıklarını belirterek, “Sonunda yapılabilecek en korkunç şeyi gerçekleştirdiler.” dedi.

BÜYÜKBABASININ KALINTILARINA 2007’DE ULAŞILDI

Jahic, büyükbabasına ait kalıntılara ancak 2007 yılında ulaşabildiklerini söyledi. Bu haberin kendileri için ikinci bir kayıp anlamına geldiğini belirten Jahic, yaşadığı acıyı şu sözlerle anlattı:

“O kişiyi ikinci kez kaybediyorsunuz. Kızılhaç’tan gelen mektup öncesinde ister istemez aklınızda bir sahte umut, bir yanılsama yaratıyorsunuz. “Belki hayatta kalmıştır. Belki bizimle iletişime geçemiyordur” diye düşünüyorsunuz. Hayatta kaldığına dair her türlü olumlu ihtimali hayal ediyorsunuz. Sonra o mektubu aldığınızda her şey paramparça oluyor. Çünkü o mektupta büyükbabamın kalıntılarının fotoğrafları vardı. Ve bu nedenle biz aynı cehennemi ikinci kez, yeniden yaşadık.”

Srebrenitsa’da hayatını kaybedenlerin kalıntılarının farklı toplu mezarlara dağıtıldığını belirten Jahic, ailelerin yıllar boyunca yakınlarına ait kemik parçalarını aramak zorunda kaldığını söyledi.

“Öte yandan Srebrenitsa annelerinin her yıl çocuklarına ait bir başka kemiği, bir başka parçayı, belki bir parmağını bulup gömmesinin nasıl bir şey olduğunu hayal bile edemiyorum. Çünkü kalıntılar çok sayıda toplu mezara dağıtılmıştı. Her yıl yine yeniden bunu yaşamak, bize bunun yaşatılması korkunç bir şey. Bitmeyen bir dehşet.”

BOŞNAKLARA NEDEN “TÜRK” DEDİLER?

Jahic, savaş sırasında Bosnalı Müslümanların Sırp milliyetçileri tarafından “Türk” olarak adlandırıldığını söyledi. Bu söylemin Sırp milliyetçi ideolojisindeki tarihsel anlayıştan kaynaklandığını belirten Jahic, İslam’a geçişin “kanın kirletilmesi” şeklinde görüldüğünü ifade etti.

“Bizleri “Türk” olarak adlandırmanın Sırp mitolojisinde kökleri var. Bir anlamda Osmanlı İmparatorluğu’ndan intikam alma düşüncesi hâlâ devam ediyor. Bu pek çok insana son derece saçma gelebilir. Evet saçma ama bazı milliyetçilere göre, bizler, Osmanlı İmparatorluğu döneminde İslam’ı kabul ederek onlara göre kanımızı kirlettik.”

Jahic, bu anlayışın savaş sırasında Boşnaklara yönelik nefret söylemine ve cinsel şiddete dönüştüğünü belirtti.

“İslam’a geçerek DNA’larını kirlettiğimize inanıyorlar. İşte bu yüzden de bize nefretle “Türkler” diyorlardı. Bunu insan değilimişiz de “insan altı varlıklarmışız” gibi kullanıyorlardı. Sırp milliyetçilerindeki “Kanınızı İslam’la kirlettiniz” anlayışı savaş sırasında cinsel şiddete dönüştü. Boşnak kadınlara bu nedenle tecavüz ettiler.”

Jahic, bu düşüncenin kendisine göre “gerçekten çok iğrenç bir ideoloji” olduğunu söyledi.

“HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ”

Birleşmiş Milletler’e ve uluslararası topluma güvenmediğini belirten Jahic, günümüzde farklı bölgelerde yaşanan çatışmalara dikkat çekti.

“Bugün Filistin’de soykırım işlendiğini görüyoruz. Sudan, Yemen, Rohingya var. Dünyanın dört bir yanında soykırım işleniyor. Yani hiçbir şey değişmedi” dedi.

Jahic, Türkiye’nin Bosna Hersek’e verdiği destek nedeniyle de teşekkürlerini dile getirdi.

“Türklerin bizim acımızı kendi acıları gibi hissettiklerini düşünüyorum” diye konuştu.

The post Srebrenitsa’dan sağ kurtuldu: ‘Bosna Kasabı öldü ama ruhu Sırbistan’da yaşıyor’ first appeared on .

Post navigation

Previous Hepsiburada’nın yeni sahibinden dev finans hamlesi: Kaspi, Türkiye’de banka sahibi oldu
Next ABD Donanması Türk fırkateynini listeye aldı: İstanbul sınıfı masada

Related Stories

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026
Son Dakika | Gazeteci Fatih Ergin gözaltına alındı

Son Dakika | Gazeteci Fatih Ergin gözaltına alındı

29 Eylül 2026
Özel halk otobüsü çarptı, 5 gün sonra yaşamını yitirdi

Özel halk otobüsü çarptı, 5 gün sonra yaşamını yitirdi

29 Eylül 2026

Kategoriler

  • Eğitim (373)
  • Ekonomi (90)
  • Haber (184)
  • Sağlık (40)
  • Tanıtım (8)
  • Teknoloji (25)

Son Yazılar

  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • Durum çığrından çıktı: Avrupa’nın göbeğinde her 4 dakikada bir yaşanıyor
  • MSB’den Libya ve Mekke Bedir mutabakatı açıklaması: Memnuniyet duyuyoruz
  • Mustafa Sarıgül’ün koruması ve 4 kişi aklama soruşturmasında gözaltına alındı
  • Şanlıurfa’da 61 düzensiz göçmen yakalandı
  • Bakan Fidan R4+E3 formatındaki Dışişleri Bakanları Toplantılarına ev sahipliği yapacak
  • DGC Başkanı Tokmak, iletişim öğrencilerine mezuniyeti beklemeden üretmeyi önerdi
  • 2026 Kış lastiği zorunluluğu ne zaman başlayacak? Kış lastiği zorunluluğu hangi araçları kapsıyor?
  • Restoranda sürpriz not
  • ABD Savunma Bakanı Hegseth, İran nükleer amaçlarından vazgeçmezse yıkım uyarısı verdi
  • Dell CEO’su: Bellek Kıtlığı 2027 Yılında Daha da Kötüleşecek
  • MAKÜ Rektörü Dalgar, 10 üniversitedeki otonom çiftlikleri YÖK Bilim Kafe’de anlattı
  • Adıyaman’da kamyonet traktöre çarptı; kamyonet sürücüsü öldü, 1 kişi yaralandı
  • Şişecam’dan Togg T10F’e akıllı cam tavan: Perdeye gerek kalmayabilir
  • Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri
  • Misket kaçan 1 buçuk yaşındaki çocuk İnegöl’de kurtarıldı, Bursa’ya sevk edildi
  • Kırmızı bültenle aranan kripto dolandırıcılığı faili İstanbul’da yakalandı
  • Kompakt Performans Canavarı: Honor WIN Pad Tasarımı Ortaya Çıktı
  • Bolu’da üreticiler yağlık ayçiçeği hasadı yaptı, 150 çiftçiye hibeli tohum verildi
  • Kırkağaç’ta kamyon şoförü Yener Demirtürk gözaltında, bisiklet sürücüsü Toker öldü
  • Hakkari Yüksekova’da devrilen öğrenci servisinde 12 öğrenci hafif yaralandı
  • Gümüş fiyatlarında sert düşüş: Rekor seviyenin yarısına indi
  • İhracat yolu kapandı, mahsul ağaçta kaldı! Kilosu 5 liraya kadar çakıldı…
  • Petrol piyasasında Ortadoğu ateşi! Fiyatlar yükseldi
  • Jandarma 135 subay alacak: Resmî Gazete’de yayımlandı

You may have missed

İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026

İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026

23 Ekim 2026
Durum çığrından çıktı: Avrupa’nın göbeğinde her 4 dakikada bir yaşanıyor

Durum çığrından çıktı: Avrupa’nın göbeğinde her 4 dakikada bir yaşanıyor

23 Ekim 2026
MSB’den Libya ve Mekke Bedir mutabakatı açıklaması: Memnuniyet duyuyoruz

MSB’den Libya ve Mekke Bedir mutabakatı açıklaması: Memnuniyet duyuyoruz

23 Ekim 2026
Mustafa Sarıgül’ün koruması ve 4 kişi aklama soruşturmasında gözaltına alındı

Mustafa Sarıgül’ün koruması ve 4 kişi aklama soruşturmasında gözaltına alındı

23 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort