Yıllarca güvenlik görevlisi olarak çalışan M.K., işveren tarafından haksız yere işten çıkarıldığı gerekçesiyle İş Mahkemesi’ne başvurdu. İşten ayrılmadığını, buna rağmen çıkışının 03 koduyla yapıldığını belirten M.K., feshin geçersiz sayılmasını, işe iadesini ve işe başlatılmaması halinde tazminat ödenmesini talep etti.
İşveren ise işçinin imzalı istifa dilekçesi bulunduğunu savundu. İlk derece mahkemesi, işçinin işe iadesine karar verdi. İşverenin kararı istinafa taşıması üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Hukuk Dairesi, tarihsiz istifa dilekçesini geçerli kabul etmedi.
Dosyada yer alan el yazısıyla hazırlanmış ve imzalanmış dilekçede, “Çalışmış olduğunuz projenizden başka bir projede çalışmak için ayrılıyorum” ifadesinin bulunduğu belirtildi. Ancak dilekçede tarih yer almaması nedeniyle belgenin ne zaman düzenlendiğinin anlaşılamadığı ve gerçek bir istifa dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği vurgulandı. Bu kapsamda BAM kararında şu ifadeler yer aldı:
“İstifa dilekçesine itibar edilemeyeceği, ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça iş akdinin davacının istifası ile sona erdiği ispatlanamadığından davacının iş akdinin davalı tarafça geçerli veya haklı bir nedene dayanılmaksızın feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulü yerindedir.
İşverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının özel güvenlik hizmetleri şirketindeki iş yerine işe iadesine, davacının süresi içindeki başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının çalıştığı süre ve fesih sebebi de dikkate alınarak takdiren 4 aylık brüt ücreti olan 57 bin 240 TL olarak belirlenmesine karar verilmiştir.”